13 Temmuz 2009 Pazartesi

Çanakkale Zaferi üzerine...

2007 yılının Türkiye sinden, 1915 yılına dönerek Çanakkale zaferini değerlendirmek, bu konularda bir şeyler söyleyebilmek pek o kadar kolay değil aslına bakarsanız. Bugün, buruk ve kaygıyla karışık garip bir duyguyla, tarihin bu soylu sayfası hakkında bir şeyler söyleyebilmek gerçekten çok zor.

Çanakkale savaşıyla ilgili bildiğim en önemli gerçeklerden bir tanesi; emperyalist güçlere karşı kazanılan ilk ve son zafer olmasıdır, Kurtuluş savaşımızla birlikte.

Neydi Çanakkale?

Bir ölüm kalım savaşıydı.Çelikten bir saldırıya karşı etten ve kemikten oluşmuş bir savunmaydı sadece.Ve bu savunma ülkenin her köşesinden gelmiş kınalı kuzuların yiğitleştiği ve devleştiği bir yerdi.

Kimse bize insanlık dersi vermeye kalkışmasın…

Biz ki o savaşta tüm olumsuzluklara, ekonomik anlamda bir şeye sahip değilken bile savaşın en önemli anlarında Müttefikimiz Almanların elindeki zehirli gazları kullanmayı red edip,(ki bize karşı kullanılırken) bunu mertçe ve adil bulmayan, ve savaş kurallarına aykırı bulan bir ulusun evlatlarıyız.

Elimizde kalan son damla suyu ve katığı yaralı düşman askerleriyle bölüşebilen bir ülkenin evlatlarıyız.Biz insanlığız,insanız…!

Kimse bize fedakarlık nutukları atmaya kalkışmasın…

Kendi çocuğunu, bile bile ölüme gönderen ve dönmeyeceğini bilerek;

... Git evladım,yıllarca ben
Oğulsuz kalayım,
Şu yaralı bağrıma kara
Taşlar çalayım
Haydi oğlum, haydi git
Ya gazi ol ya şehit….


Diyen analarının torunlarıyız.

Destan şehir Çanakkale…..Bugün bile şehitliği gezerken hissedebileceğimiz martın o soğuk günlerinde her şeyi bir kenarda bırakarak sadece ülkesinin emperyalist güçlere geçmesini ve yok olmasını istemeyen binlerce askerimizin nefesini bağrında taşıyan destan şehrimiz…

Bağımsız bir ülke olabilmek için bir ütopyayı ütopyalıktan çıkartarak gerçeğe dönüştüren ilk adımın atıldığı büyük zaferimiz. Neydi bu olanaksızlığı olanaklı hale getiren sebepler?

İnançtı…

Azimdi…

Kendinden vaz geçişti

Kimlikti,kim ve ne olduklarını, özlerini bilişti...

Vatan bağımsız değilse yaşamanın bir anlamının olmadığının onuruydu…


2007 yılının Türkiye sinden bu yaşanılmış gerçeklere bakarken pek çok şeyi yitirdiğimizi görmenin acısındayım.Bizlere inanılmazı yaşayarak bu ülkede nefes alabilme şansı tanıyan, Çanakkale geçilmez cümlesini kanlarıyla yazan şehitlerimizin karşısında aynı onurla başımız dik durabilmek için yapacaklarımız henüz bitmemiştir.

Umudun olmadığı yerde yok oluş kaçınılmazdır diyerek bir kez daha her anlamda görevimizdeyiz diyor,

Tekrar sizlerin huzurunda şehitlerimizin önünde saygıyla eğiliyorum.




Sanem UÇAR
Müzik Öğretmeni

18 mart 2007

1 yorum:

  1. Her zaman ince bir sızıyla okuyacağım,,,kalemine sağlık.

    YanıtlaSil

yorumunuz incelendikten sonra yayınlanacaktır