Garip bir şekilde hayatım kendiliğinden oluşan bir istikrarla doludur. Şaşırdığım bir şeydir bu, ve farkına vardığımda; gülümserim...
Temmuz ayının ilk haftası başlayan tatilimde efsunlu kent yağmurla uğurlamıştı beni. Çok doğal olarak Ege nin bu güzel beldesi Foça ya geldiğimde diğer insanlardan oldukça farklı bir giysiyle ilk adımımı atmıştım üzerimdeki yağmurlukla...
Şimdi ise çok özlediğim efsunlu kentime dönerken yine yağmurla uğurlanıyorum Foça dan...
Başladığım gibi bitiyor tatilim.
İki ay gibi uzun bir süre yaşadığım yerden ayrı olmak zor gibi olsa da İzmir ve çevresi de uzun süre yaşadığım bir yer olduğundan evimdir aynı zamanda.
Neredeyse ortaokul günlerine dayanan arkadaşlarla birlikte olmak ta ayrı bir güzellikti.Ve diğer sevdiklerimle...
O çok sevdiğim Foça nın eski silüetini görememiş olmanın üzüntüsünü içimde taşımış olsam da değişmeyen pek çok özelliğiyle sıcacık bir yaşanmışlığı inkar edebilecek biri değilim.
Tebessümle hatırlayacağım bir kaç köşe olacak ve bir kaç kişi...
Hiç tanımadığım halde , bir "merhabayla " başlayan selamlaşmanın ardından insanların kendilerine ait sıkıntıları kolaylıkla anlatabilme şaşkınlığını bir süre sonra üzerimden attım.
Büyük şehirlerde unuttuğumuz "merhaba"laşmanın çok ötesinde içleri aslında sıkıntıyla dolu bir çok insanın gülümseyen bir maskeyle dolaştıkları yaşamlarında, belki dalgaların sesine kulak vererek , belki güneşin insanın içini ısıtan sıcaklığında yada eşsiz güzelliğinde içlerini açma alışkanlıklarını özleyeceğim.....
Önünde uzun kuyruklar oluşmasına rağmen tercihimi çok daha küçük bir mekanda dondurma satan sevgili amcamın dondurmalarının tadını , dondurmaları külahlarına yerleştirirken renk uyumunu dikkate alan ve söylediğinin dışında sana hiç soru sormayan ve bu doğrultuda hareket eden sevgili dondurmacı amcamı özleyeceğim....
Sevgili "Ş" seni hiç unutmayacağım...
Buraya geldiğim ilk haftada sessiz bir şekilde kitabımı okurken dağınık kirli uzun saçların ve üzerindeki garip mayoyla iskeleye gelerek sırtını denize verip kendini kayalıklarla dolu denize bıraktığında yüreğimi ağzıma getirmiştin.
İnsanların seni azarlamalarına hatta sana bağırmalarına rağmen onların sözlerine hiç rağbet etmeyip tam üç kez aynı davranışı sergilerken yüzünü daha yakından gördüğümde o ağlamaklı ifadeyi burada kaldığım sürece her yerde görecektim.
Yine kimseye hiç aldırış etmeden çayına tam 15 kesme şeker attıktan sonra çaylı şekerini aynı ağlamaklı ifadeyle içerken ağlıyordun.
Sayılara olan garip takıntının sendeki izdüşümünü hiç merak etmedim, bilemedim ama her an hepimiz için öteki tarafa geçebilme imkanının gerçekliğinde tanıdığım öteki taraftakiler kendilerine göre mutluluklarını yaşarken sen öteki tarafta da mutsuzdun...
Sahildeki teleskopla ay ve yıldızlara yakından baktığımda Ay ın tümsekleri ve çukurları inanılmaz bir şekilde gözümün önündeyken, belki de beni en fazla etkileyen Satürn olmuştu sevgili "Ş"
Kafamızı kaldırarak yıldızlara baktığımızda içlerinden birinin Satürn olabileceğini hiç aklıma getirmemiştim. Ama orada ,gökyüzünde halkasıyla karşımdaydı.
Evrenin bu göremediğimiz olağanüstülüğü karşısında insanoğlunun hiçliği öylesine belirgindi ki....
Gözlerini hiç unutmayacağım sevgili "Ş"....
Yürüyüşe çıktığım yolda uzaktan gelen Frank Sinatra nın sesini takip ederek vardığım Kale Cafe en sevdiğim mekanı oluşturduktan sonra burada dinlediğim müziklerin dışında müşterilerine hangi yaşta olursa olsun birey gibi davranan, onlarla bütünleşen saygı ve sevgiyi beraber yaşatabilen, tatların mükemmelliği ve insanın kendisini özel hissettiği mekandaki herkesi çok özleyeceğim...
Gittiğim yere kitaplarım ve müzikle gitme alışkanlığı ilerleyen dostluğumuz sonucunda bendeki müziklerin paylaşımını belki en son güne bıraktı ama müziğin evrenselliğinde ve dostluğunda burada da dünyaya ait bu güzel ezgilerin duyulacak olması evrenin büyüklüğü karşısında bir toz parçasıdır . Ancak zevklerin dinleme alışkanlığıyla doğru orantılı bir seyir izlediğine inanan ben için, önemlidir.
Etrafa alışılmış müziklerin dışında tınılar yayan Kale Cafeye sonsuz teşekkürler....
Bendeki albümlerin aktarımının dışında sadece Kale Cafe için hazırladığım 20 parçalık toplama müzikler benimle birlikte gece de, gündüz de, dalgalar da, yıldızlar da heryerdeydi burada kaldığım sürece...
1. Makam /A Don -Kanyar felil
2. Adam Hurst / Haunting Ethereal
3. Adam Hurst / Possession
4. Arianna Savall / Yo M' Enamori d'Un Aire
5. Bert Jansch / Katie Cruel
6. Cristina Branco
7. Fryderykata / Nocturne in G minor Op. 15 No 3
8. Habib Kotie& Bamada / N' Teri
9. John Surman / Portrait of a romantic
10. Lhasa De Sela / Payande
11. Lhasa De Sela / La mar e haute
12. Madredeus / A Andorinha da Primavera
13. Madredeus / O Pastor
14. Vassilis Tsabropoulos /Melos
15. Iren Lovez& Teagrass /Nem Egyszer
16. Elizabeth Karsten / Pardon, Goddess Of The Night
17. Ray Manzarek& Roy Rogers / Remembering You
18. Elizabeth Nicholson& Stringed Migration / Romanian Horagalway
19. Cenk Erdoğan / Sonbahar
20. A Women's Heart / Summerfly

albüm bilgisi;
Tamamiyle kişisel seçimlerden oluşmuş toplama albümdür:)
Benim "eylül" ezgilerim...
sanem uçar